Photo by ‪Toa Heftiba Şinca‬‏ from Pexels

Bu yazımızda hepimizin evinde olmazsa olmazlarından paslanmaz çelikleri inceledik. Keyifli okumalar...

Önce kısaca çelik ve paslanmaz çeliği tanıyalım. Çelik, demirden ve farklı elementlerden oluşur. Paslanmaz çelik paslanmaya, lekelenmeye ve yıpranmaya karşı hayli dirençlidir. Malzemeye bu özelliklerini en az %10,5 oranında olması gereken krom kazandırır. Paslanmaz çelik tamamen geri dönüştürülebilir bir malzemedir 1. Paslanmaz çelikle ilgili farklı rakamlarla karşılaşırız. Örneğin 18-10, 300 serisi ve 400 serisi gibi. 18-10’daki 18 krom oranını, 10 ise nikel oranını ifade eder. 18-10 paslanmaz çelik "300" serisi olarak tanımlanır. 400 serisi paslanmazlarda karşımıza çıkan 18-0 ise içeriğinde nikel olmadığını gösterir bu durum zamanla mıknatıslanabileceği anlamını taşır 2.  

Gelelim sağlımız kısmına…Paslanmaz çelikte sağlığa etkisi olabilecek metaller krom ve nikeldir. Nikel küçük miktarlarda zehirli olmamakla birlikte, alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. İlginçtir nikel bazı türlerin sağlığı için gerekli olsa da insan sağlığı için kanıtlanmış bir ihtiyaç söz konusu değildir. Hiçbir enzimimiz fonksiyonlarını yerine getirmek için nikele gereksinim duymaz. Günlük öğünlerimizle 162 microgram nikel alınabilmektedir. 1000 mikrogram ise tolere edebileceğimiz limit değer olarak belirtilmiştir. Krom az miktarda alındığında sağlığımız için gereklidir. Günde 45 mikrogram almak yeterlidir 3

Domates püresi kullanılarak paslanmaz çelik tarafından salınan nikel ve krom miktarlarını araştıran bir çalışmanın bulguları oldukça dikkat çekici. Hiç ağız yoluyla aldığınız nikelin dermatit şikayetlerinizi arttırabileceğini düşünür müydünüz? Toksikolojik çalışmalar ağız yoluyla alınan nikel ve kromun dermatit gibi yan etkilere yol açabileceğini göstermiştir. Krom için bu değer günde 2500 mikrogramdır. Gelelim domates deneylerine; farklı oranlarda nikel krom içeriğine sahip paslanmaz çelik örneklerini 4 farklı süre boyunca 10’ar kez domates püresi ile 85 derecede pişirmişler (ısıtmak demek daha doğru).  Sonuçlara gelince tahmin edeceğiniz gibi tenceremiz yeniyse metal geçişi en fazla.Üçüncü pişirmeyle birlikte belirgin bir şekilde düşüyor ve ancak 6. kez pişirdikten sonra domates püresine geçen miktarlar sabitlenmeye başlıyor. Ve çalışma diyetimize her pişirmede sabit miktarda nikel ve krom eklediğimizi gösteriyor. 10. pişirmeden sonra 126g olarak servis edilen domates sosunda 88 mikrogram nikel 86 mikrogram krom bulunmakta. Krom için günlük ihtiyacımızın neredeyse iki katını almış oluyoruz. Aslında gıda dışında gözden kaçırdığımız krom ve nikel kaynaklarımız var😉 Maruziyetimizin evde kullandıklarımızla sınırlı kalmadığını da unutmamak lazım. Bugün gıda endüstrisi 300 serisi paslanmaz çelik tanklarda üretimlerini gerçekleştirmekte 3, 4.

 Ne gibi önlemler almalıyız:

Sebze, meyve ne kadar asitliyse ve pişirme sırasında ne kadar çok karıştırırsak, ne kadar uzun süre pişirirsek; o kadar nikel ve krom öğünümüze eklemiş oluyoruz. Dolayısıyla asitli gıdaları farklı pişirme kaplarında hazırlamayı tercih edebiliriz. Her yemeğine domates ekleyen bizim gibi insanlar için durum oldukça dramatikleşti tabiii😊

Yeni aldığımız paslanmaz çelik tenceleri yıkadıktan sonra yarısını su yarısını beyaz sirke doldurarak birkaç (en az 3) tur pişirmeliyiz.  

Eğer nikel gibi ağır metallere hassasiyetiniz var ise (bijuterilere veriler tepkiler) paslanmaz çelik harici pişirme kaplarını tercih edebilirsiniz. Ya da çok az nikel içeren 400 serisi paslanmaz çelik tercih edebilirsiniz. Ancak kromdan kaçış yok. O gün yiyecekleriniz gözden geçirerek paslanmaz çelik kullanıp kullanmamaya karar verebilirsiniz. Örneğin brokoli, serbest gezen tavuk yumurtası, yulaf yüksek oranda krom içerir 5.  

 

Ne yer ne içersek oyuz serimiz devam edecek. Görüşmek dileğiyle...



Sevgiler


Bahar Başak Pekşen Özer



 
 
0
0
0
s2smodern