Photo by NastyaSensei Sens from Pexels 

Uzun zamandır neden bir türlü yazamadığımız açıklamasını yapmamız gerekiyor sanırım. Paylaşım yapmadık çünkü, işimizle ilgili yeni düzenlemelere enerjimizi aktarmamız gerekiyordu. Yeni ürünler ve formülasyonlar hazırladık ve organik belge sürecinde de hala belge işleri ile uğraşıyoruz. 3 aylık aradan  sonra kaldığımız yerden devam edecek olursak...
 
 
Alüminyum dünyada en çok bulunan elementlerde ön sıralarda yer almaktadır.  Ucuzluğu ve işlenebilirliği alüminyum metalik elementini günümüz dünyasında çok kullanılır hale getirmiştir. Alüminyum günlük diyetlerimizde de düzenli olarak vücudumuza giren bir metaldir. Ancak vücudumuzun yaşamsal aktivitesini sürdürmek için alüminyum elementine ihtiyacı yoktur.  2
İçtiğimiz sudan tutun da, paketlenmiş-koruyucu içeren pek çok gıda maddesi, deodorantlar, aşılar, bazı otlar, çaylar (siyah ve yeşil çay),  mide asitliği giderici antiasit ilaçlar ve bunun gibi maddelerle vücudumuza alüminyum alabiliriz. 1
Yapılan çalışmalar yetişkin bir insanın günlük tolere edebileceği alüminyum dozunu yaklaşık 5   μg/l  (serum içinde) olduğundan bahsetmektedir.3 Yada başka bir ifade ile 60 kg lık bir yetişkinin tolere edebileceği doz yaklaşık 50mg dır.
 
Alüminyum ile ilgili Alzheimer gibi rahatsızlıkların ilişkilendirildiğini hepimiz az çok duymuşuzdur. Yang ve arkadaşlarının 2019 yılında yaptıkları çalışmada alüminyum iyonlarının hücrelerde DNA ve protein sentezi sistemi ile etkileşime geçebileceği ve Alzheimer gibi hastalıklar için risk faktörü olabileceği, sinir sistemine ve bağışıklık sistemine zarar verebileceği belirtilmiştir. 4
 
Alüminyum tencereler, tavalar, tepsiler hala günümüzde kullanılmaya devam etmektedir. Peki yemeklerle etkileşimi nasıldır ve pişirme esnasında yemeğimize geçebilir oradan vücudumuza girebilir mi?
 
Yemeğe alüminyum geçişi temel olarak kullanılan malzemedeki safsızlıklara bağlı olmakla birlikte, gıdanın hazırlanma biçimi, sıcaklık-temas süresi- tuz ve en önemlisi pH gibi ortam değişkenlerine bağlıdır. 6 Alüminyum geçişinin en az aktif olduğu pH aralığı 4 <pH<8.5 aralığındadır.5  pH ne kadar düşük ya da yüksekse alüminyum iyonlarının sulu ortama yayılma olasılığı artmaktadır. 6
 
2016 yılında Jekle ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmaya göre alüminyum içeren  farklı tepsiler kullanılmıştır. Bu tepsilerden bazıları sadece alüminyum içeren tepsi, silikon kaplı alüminyum tepsi, teflon kaplı alüminyum tepsi ve çelik kaplı tepsidir. Deneyi kostik ile yapmışlar (pH oldukça alkali). Buldukları sonuç sadece alüminyum içreren ve özellikle endüstriyel uygulamalarda kullanılan tepsilerin alüminyum geçişinin yüksek olduğuna yöneliktir. En düşük alüminyum geçişini sırasıyla yağlı kağıt serilmiş, silikon kaplı ve çelik kaplı tepsi olarak bulmuşlardır. 6
 
Alüminyum geçişi ile ilgili veriler bana oldukça çarpıcı geldi. Özellikle endüstriyel tepsilerdeki geçişlerin oldukça yüksek olması... Evde dikkat ettiğimi düşündüğüm bu malzemeyle aslında fırınlardan aldığımız pek çok ürünle ya da endüstriyel pek çok ürünle de maruz kalabileceğimiz gibi bir gerçekle yüzleştim.
 
Alüminyum folyo da incelememiz gereken bir başlık diye düşünüyorum.   
2009 yılında Fransa’da yapılan bir çalışmaya göre alüminyum folyo 94 C (kaynamaya yakın) sıcaklıkta su dolu bir tencerede tutulduğu zaman 15, 30, 60 dakika ve 300 dakika sonunda suya alüminyum geçişi sırasıyla azalmakta ve en sonunda sıfırlanmaktadır.  Bu çalışmada vücudumuza daha az alüminyum almamız için alüminyum folyoların kullanılmadan önce ön işlemden geçirilmesinin çok etkili olduğunu savunmaktadır. 7
 
Belki çok pratik bir yöntem değil ama ısıtma işlemi için alüminyum folyodan başka alternatifimiz yoksa uygulanabilir.
 
Aklımızı karıştıran bir diğer konu an-okside olmuş alüminyum tencereler, tavalar. Aslında bu ürünler şu meşhur markaların çizilmez diyerek içinde rondo ile karıştırma bile yaptıkları malzemelerdir. Nedir anodize olmuş alüminyum? Alüminyum yüzeyde oksit katmanları oluşturularak yüzey sertleştiriliyor ve yüzeyin daha sert, daha az reaktif, daha zor çizilir ve kolay temizlenebilen, yapışmaz olmasına olanak sağlıyor.8
 
Bu malzemelerle ilgili çok fazla bilimsel yayın ne yazık ki yok. Ancak bir çoğumuz evimizde bu ürünleri bulunduruyoruz. Çünkü çok pratikler. Yine kendimi tekrar edeceğim ama bu malzemeleri kullanacaksak iyi markaları tercih edelim, çok yüksek sıcaklıklara çıkarmayalım ve çizilmelere karşı dikkatli olalım. Çizikleri olan kapları kullanmayalım.
 
 
Sevgiyle Kalın
 
 
Filiz


 
 
0
0
0
s2smodern